İki bilet istemiştin ortalardan Sen almışsın uçurumun kenarından Ücretsiz izinlerdeyim taa başından Bir kere sevmek zor değil Can tenden geçmeden
Söyleş bakalım 3 günlük ömrünle, Herkes memnun kendinden öyle ya da böyle Ne testler çözdük biz Ne yanlışlar bulduk Ne özetler okuduk da Ne çokdan seçildik
Bu yalnızlar liginde hersene üstüste Şampiyon olmuşuz da Kupalara doymuşuz da Üstelik tanışmışız da Bir kadıköy akşamında Gidebilirmiyiz dersin Buradan uzaklara Buradan uzaklara
İş sahibi olursun, Bir sevgili bulursun Ana haber Sana yeter Günün birinde Bir mucize beklersin sessiz evlerde Törpülenir cesaretler zamanın içinde
Evini kolay buldum Yolda sordum Vezirleri harcamışlar Şahlarla mat oldum Ne testler çözdük biz Ne yanlışlar bulduk Ne özetler okuduk da Ne çokdan seçildik
Bu yalnızlar liginde hersene üstüste Şampiyon olmuşuz da Kupalara doymuşuz da Üstelik tanışmışız da Bir kadıköy akşamında Gidebilirmiyiz dersin Buradan uzaklara Buradan uzaklara
gülüm söyle bu ne haldir
aman aman bu ne haldir
Eman eman no çi halo?
Eman eman no çi halo?
No çi halo?
Saf-ü râkit.. Hani akş.mki tegayyür, heyecan? Bir çocuk ruhu kadar pür-nisyân, Bir çocuk ruhu kadar şimdi münevver, lekesiz Uyuyor mâi deniz. ... ( 'Mâi Deniz' / Tevfik Fikret )
- 'O', 80'lerin gemi azıya almış Margaret Theatcher'lı 'demir' yumruğu altında inleyen Büyük Britanyasının; dar görüşlü ailesine inat, inandığı ideallerin peşinde koşan bale müptelası küçük ''Billy''i... ('Billy Elliot' / Stephen Daldry.)
- 'O', 1930'ların muhafazakâr İrlandası'nda k.t kanaat geçinen bir ailenin bahtsız çocuğu; O, küçüc.k yaşında hayatın sillesini yemiş, katolik / protestan ayrımı özelinden ruhi bir örselenme yaş.mış küçük ''McCourt''. ('Angela's Ashes' -Angela'nın Külleri- / Alan Parker.)
- 'O', küçüc.k yaşında esir k.mplarıyla, tel örgülerle ve 'sorti'lerle tanışmış; savaş denen musibeti iliklerine dek yaş.mış ve şimdilerin C.Bale'si minik ''J.mie''miz..('Empire of the Sun' / Steven Spielberg.)
- 'O', Belarus köylerinin maruz kaldığı acımasız Nazi dehşetine üst perdeden tanık olmuş; O, sonlara doğru partizanların safına katılırken gördüğümüz; O, uçsuz bucaksız ormanda işitme kaybı yaşadığı sahneyle izleyenleri çok etkilemiş; O, tüm z.manların belki de en sert aj.tasyonunun ''Floria''sı..('İdi I Smotri' -Gel ve Gör- / Elem Klimov.)
- 'O', 1800'lerin koyu püriten Victoria İngilteresi'nin 'Workhouse'larından soğuk ve hoyrat Londra sokaklarına; oradan simsarların eline düşen, akabinde cömert bir ihtiyarın şefkatli ellerinde reha bulan küçük ''Oliver''i... ('Oliver Twist' / David Lean & Roman Polanski.)
- 'O', iki yetişkin tarafından zombilerin mesken tuttuğu bir evi soymaya zorlanan, bu büyük malikânenin ps.kopat ev sahibi çifti ile gün boyu tehlikeli bir kedi-fare oyununa tutuşan küçük, hırçın ve maharetli ''Budala''mız. ('People Under the Stairs' -Merdiven Altındakiler- / Wes Craven.)
- 'O', şeytanın oğlu; O, telekinetik bir ölüm makinesi; O, dünyadaki kötülüklerin müsebbibi; O, meşum 666 ''D.mien''imiz..('The Omen' / Richard Donner.)
- 'O', dönemin modası olan fantastik bir öyküdeki oyunculuğuyla henüz 10 yaşında akademi ödülü ile tanışma payesine erişmiş; O, Love Story'in genç kahr.manının kızı olarak ün yapmış çocuk; O, ''Tatum O'Neal''.. ('Paper Moon' / Peter Bogdanovich.)
- 'O', minicik yaşında Stalingradları, Auschw.tzleri görmüş; O, yaşından beklenmeyecek cesaretle düşman cephesine sızarak espinoyaj faaliyetlerine kalkışmış; O, savaşın ne menem birşey olduğunu gözler önüne seren içsel yolculuğuna kendisiyle beraber eşlik ettiğimiz kahr.man ''İvan''ımız.. ('İvan's Childshood' / Andrei Tarkovsky.)
- 'O', filmlerin naif ve ışıltılı neonları ile örülü imgesel bir dünyanın mensubu; O, aksiyon sineması kahr.manı bir polisi canlandıran bay vücut Schwazzeneger ile beraber kötülere savaş açan küçük, sevimli ve hayalperest ''Danny''..('Son Kahr.man' / John Mctıernan.)
- 'O', bir Günter Grass uyarl.masının başkahr.manına hayat veriyor; O, yetişkin olgunluğunda bir çocuk; O, Dantzig Almanyası'nı bizlere 'pikaresk' vecheile sunan bir destanın meşhur ''Oscar''ı..('Teneke Trampet' / Volk.r Schlondörf.)
- 'O', ölü insanların hayaletleriyle konuştuğunu iddia eden, parapsikolojik yeteneklerle donatılmış küçük ''Cole''.. ('The Sixth Sense' / M. Night Shy.malan.)
- 'O', Yeni Dalga akımı ile özdeşleşmiş bir filmin 'okulu kıran' çocuğu; O, dönemin asi gençliğinin bir nevi prototipi; O, aslında hepimizden bir parça değil mi?; O, ''Antoine''.. ('400 Darbe' / François Truffaut.)
- 'O', civcivli bir kış günü okul çıkışı karşılaştığı karş.t cinsi ile tensel ve platonik bir yakınlaşmaya tevessül eden çocuk; O, 'aşkın yaşı yoktur' aforizmasının somut nişanesi adeta; O, büyümüş de küçülmüş ''Otto''muz.. ('Kutup Çizgisi Aşıkları' / Julio Medem.)
- 'O', küçüc.k yaşında onlarla ifade edilen sayıda filmde rol almış; O, çocuk oyuncular furyasında bir milat; O, sinemaya ansızın veda edip pol.tikaya gövdeden dalarak herkesi şaşırtmış; O, Zeynep Değirmencioğlulu filmlere de esin kaynağı teşkil etmiş siyah-beyaz yılların altın saçlı ''Küçük Prenses''i Shirley Temple..('The L.ttle Princess'.)
- 'O', 1940'lar Adana'sının yoksul bir gecekondu mahallesinde k.t kanaat geçinen bir ailenin sinema salonlarında meşrubat satan talebe çocuğu; O, masum, saf, temiz kalpli küçük ''Muzo''muz..('Zıkkımın Kökü' / Memduh Ün.)
- 'O', firaklı II.Dünya Savaşı etkilerinin ve İnönü istibdatının olanca hissedildiği 1940'lar İstanbulu'nda, ahşap bir konakta yaşayan ve her biri farklı tellerden çalan bir yığın sakini gözlerinden müşahade ettiğimiz hınzır ''bacaksız''ımız:) ('Piano Piano Bacaksız' / Tunç Başaran.)
- 'O'nlar, büyük şehre göç etmek zorunda kalan iki kardeş; O'nlar, 'Böcek'li ve 'Falconetti'li varoşların asi çocukları; O'nlar biçareliğin ve sefaletin girdabındaki ''Yusuf'' ile ''Kenan''.. ('Yusuf ile Kenan' / Ömer Kavur.)
- 'O', sıradan, küçük yaş.mların hayhuyu içinde günlerini deviren; O, en büyük düşü renkli bir televizyon olan; O, lösemi belasına kurban giderek finalde hepimizi gözyaşlarına boğan talihsiz ''Kahr.man''ımız..('Canım Kardeşim' / Ert.m Eğilmez.)
- 'O', yıllar geçse de unutulmayacak bir filmin aynı şekilde unutulmayacak karakteri; O, demir parmaklıklar ardından bize el sallıyor; O, enikonu anlay.madığı bir dünyada hayata gözlerini açmış; O, özgürlük mefhumunu semada, uçurtmada bulmuş; O, düny.mızın bugünlerde en çok ihtiyaç duyduğu şeyin adını taşıyor; O, minik ''Barış''ımız.. ('Uçurtmayı Vurmasınlar' / Tunç Başaran.) ...
'Çocukça' kalın!
