VIVA DÜNYA KUPASI

yollayan tutbenidüşmeden on Temmuz 07, 2008


FIFA ve BM’nin tanımadığı ya da emperyalist ülkeler tarafından işgal yönetimi altında tutulan azınlık ülkelerinin futbol turnuvası olduğunu biliyor muydunuz?
Peki ne bu turnuva ne yapar?
VIVA Dünya Kupası, NF-Board tarafından düzenlenen, FIFA üyesi olmayan takımlara düzenlenen özel turnuvadır. Turnuvanın her 2 yılda bir düzenlenmesi kararlaştırılmıştır. İlk turnuva, 2006 yılında Oksitanya’da düzenlenmiş ve turnuvayı Sápmi kazanmıştır.
Bu turnuvaya tanınmayan KKTC gibi Kürdistan’da katılmakta… Ama bu sene KKTC katılmıyor. Malum ada birleşiyor ve KKTC diye uluslararası tanınmak istemiyorlar artık.
Durumu Radikal Gazetesi’nin bugünkü haberiyle destekleyelim:

GALLİVARE - Futbol severler Avusturya ve İsveç’te düzenlenen 2008 Avrupa Şampiyonası’yla milli takımların ayak topu müzadelesine doymuşken, yeni bir turnuva kapıda. Bu kez milli devletleri bulunmayanlar yeşil sahalarda kozlarını paylaşacak. İsveç’in Laponya bölgesinde BM’de resmen tanınmayan diyarlarla özerk bölgelerin turnuvası olan ‘Viva Dünya Kupası’ 7 Temmuz’da başlıyor. Organizasyonunu 2003’te kurulmuş tanınmamış ülkeler futbol federasyonunun NF-BOARD (Yeni Futbol Federasyonu) yaptığı turnuvaya katılması kesinleşenler şöyle:
Sovyet döneminde Kola Yarımadası’na sürülmüş Samilerin yılda bir gün güneşin batmadığı Laponya’sı, neo-faşist Umberto Bossi’nin bir türlü İtalya’nın elinden koparamadığı kuzdeydeki Padanya, hileli seçim sonrası Endonezya mandası yapılan Vanuatu (Batı Papua), her daim kaynayan Irak Kürdistan’ı, Süryaniler’in Bethnahrin’i ve Fransız Riviera’sının batısındaki Provence futbol takımları. Bir de katılması umulanlar var: Queen’in efsane solisti Freddy Mercury’nin yurdu Zanzibar, Çin işgalindeki Tibet, Yugoslavya dağılınca turistik cazibesi yüzünden Hırvatistan tarafından kapılan Rijeka, Malta’ya bağlı Gozo Adası, Tanzanya ve Kenya arasında kafasına göre takılan Maasai kabilesi ve Danimarka’nın özerk bölgesi Grönland.
İlk maç Kürtlerle Samiler arasında
İlk maçın tarihi ve rakipler de belli. Samilerle Kürtler başlama vuruşunu 7 Temmuz’da Gallivare Stadyumu’nda yapacak. Viva Dünya Kupası’nın FIFA organizasyonu gibi mutluluk veren resmi içeceği, paraya ihtiyaç duyulunca cebinizde bitiveren kartları ve havai fişek gösterileriyle tapınaklaşan stadları olmasa bile, hazırlık maçları ve milli takım renkleri mevcut. Padanya, 7 Mayıs’ta İtalya’daki aşırı sağcı Kuzey Birliği’nin lideir Umberdo Bossi’nin de izlediği hazırlık maçında Tibet’i 14-2 yendi.
NF-Board, ilk Viva Dünya Kupası’nın 2006’da KKTC’de düzenlemek istemişti. Gel gör ki KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer talepleri karşılanamaz bulunca, kupa organizasyonunu Albert Camus, Eric Cantona gibi ünlülerin memleketi olan ve resmen Fransa’ya bağlı Oksitanya’ya taşınmıştı. Kasım 2006’daki ilk randevuda Samiler kupayı kazanmıştı. 2008 Viva Dünya kupası’nı kazanacak takıma 90. yaşını kutlayan Afrika’nın bağımsızlık sembolü Nelson Mandela Kupası verilecek.
Ayrıca Samiler ve Kürdistan bayanlarıyla da turnuvaya katılıyor,turnuva sadece tanınmamış ülkeleri değil kadınları da tanıyor,FIFA örnek alır mı dersiniz….
Turnuvayı ” http://www.vivaworldcup.info/vwc2008/en/index.htm ” adresinden takip edebilirsiniz…

YİTİK

yollayan tutbenidüşmeden on Temmuz 06, 2008

Yitik bir kent gibi yeniden keşfettim çocukluğumu
Ben kazdıkça örtülen.
Sütunlar yıkılmıştı
Çatılar göçmüş;
Uzak konuşmalar, fısıltılar
Geliyordu derinden.

Eski bir tavan arasında
Buldum defterini aşkın
Yazılar okunaksız
Belli belirsiz çizgilerini
Seçebildim bir kızın;
Dağınık sesler birleşip
Annemin sesi oldular
Ve gökte
Çocukluğumdan kalma yıldızlar…

Geleceğe doğru koşan bir tren
Taşırken beni bugüne
Çocukluk günlerimdeki gibi
Ağladım düşümde.

Ataol Behramoğlu
Ekim 1983 istanbul

Garip bir yer

yollayan tutbenidüşmeden on





Bebek gözleri yalansız, bebek gözleri cesur
Tarafsız derin bakışlar, tarafsız bir gerçek
Bebek elleri minicik, bebek elleri yumuşak
Kir tutmayan avuçlar, kir tutmayan gerçek


Ağlayarak bakar yağmura korkudan mıdır bilinmez
Bazen de gülücükle güneşe
Dopdolu bir bilincin algıdaki karmaşı gibi
Bazen de olur olmadık hareketler
Kimi kez yemek için ayaklar döner ya da felsefi bi soru:
"Dünya nasıl meydana geldi?"


Yalnızca görmeyle inanmaz, dokunmalı hissetmeli
Hatta yutmalı tadına bakmalı
Ne sanmıştınız ki siz küçücük şirin filozofları
Kocaman dünyaya yanıt ararlar


Ne garip bir yer burası?...

Filiberto Ojeda Rios

yollayan tutbenidüşmeden on Mayıs 31, 2008



Porto-Riko; birçoğumuzun bir sömürge olduğundan haberimizin olmadığı ABD sömürgesi bir ada. Ülkenin kendi bayrağı, kendi hükümeti, kendi mahkemeleri, kendi futbol takımı vs. her eyi var. Ancak bunların hepsi ABD merkezi hükümetine bağlı. İnsanları ABD pasaportu taşıyor ancak ABD seçimlerinde oy kullanamıyor. Yıllardır dünyayı "özgürleştiren" ABD ise yanı başındaki Porto-Riko'yu özgürleştirmeye vakit bulamıyor.

İşte bu rezalete dur demek için mücadele edenlerin başında da Los Macheteros* olarak bilinen Borucia Halk Ordusu (Ejército Popular Boricua) geliyor. Filiberto Ojeda Ríos bu hareketin kurucusu ve önderi. Porto-Riko bağımsızlık hareketi tarihinin en önemli ismi.

Filiberto Ojeda Ríos 26 Nisan 1933'te Naguabo, Porto Riko'da doğdu. 15 yaşında kolej eğitimine başlayan Filiberto'nun zekâ seviyesi daha o yıllarda çevresindekilerin dikkatini çekiyordu. Ancak Filiberto'nun bu yıllardaki ilgi alanı müzikti. Filiberto gençlik yıllarında Porto Riko'nun Ponce Belediyesi’nin ünlü Salsa grubu "La Sonora Poncena"ya katılarak sahnede trompet ve gitar çaldı. 1961'de ailesini Porto Riko'dan Küba'ya taşıdı ve Küba istihbarat servisi olan Genel Haberalma Müdürlüğü'nde işe başladı. Bir yıl sonra Porto Riko'ya döndü.

1967'de kurduğu Porto Riko'nun ilk askeri politik grubu Silahlı Devrimci Bağımsızlık Hareketi (Movimiento Independentista Revolucionario Armado-MIRA) 1970'lerin başında polis tarafından dağıtıldı ve Rios tutuklandı. Ardından kefaletle serbest bırakıldı ve eski MIRA üyeleri ile Silahlı Ulusal Kurtuluş Güçlerini (Fuerzas Armadas de Liberación Nacional - FALN) kurduğu New York'a taşındı. 1976'da Ojeda Rios, Los Macheteros olarak da bilinen Borico Halk Ordusu'nu (Ejercito Popular Boricua) kurdu. Örgüt 1974 ile 1983 yılları arasında ABD'de 120'ye yakın silahlı eylem gerçekleştirdi.

Örgütün tarihindeki en önemli eylem ise 12 Eylül 1983'te gerçekleştirildi. Los Macheteros Connecticut, West Hartford'daki bir Wells Fargo (Red Kit'ten hatırlayacağımız posta ve bankacılık şirketi) deposundan yaklaşık 7 milyon dolar çaldı. Bu miktar o güne kadar ABD tarihindeki en yüksek nakit soygunu anlamına geliyordu. Bu soygunda elde edilen paranın bir bölümü Porto Riko bağımsızlık hareketini fonlamak için kullanılırken bir kısmını da (en az 2 ila 3 milyon dolar olduğu iddia ediliyor) Küba'ya bağışlandığı söylenmekte.

1985'te, 19 Los Macheteros üyesi Wells Fargo soygununa ilişkin iddialarla aranmaya başladı. Ojeda, iki yıl süren kaçışının ardından bir FBI operasyonuyla yakalandı. Operasyonda, kurşungeçirmez yeleklerle korunan 24 ajandan oluşan bir grup Ojeda'nın dairesinin bulunduğu binaya girdi. Ajanlar bitişik binalara ve bir helikoptere yerleştirilmiş keskin nişancılardan yardım aldı. Ojeda, ajanları fark ettiğinde onlara hafif makineli tüfekle ateş etti ve binanın ikinci katına çıkmaya çalışan herkesi vurmakla tehdit etti. Bu esnada, Ojeda'nın eşi Blanca Iris Serrano dairenin banyosunda dokümanları yaktı. Ajanlar binanın ikinci katına ulaşmak için merdiveni tırmanmaya çalışırken Filiberto birini yaralayacak şekilde onlara ateş etti, bu sırada keskin nişancılardan biri onu vurarak diğer ajanlara onu tutuklamak için zaman kazandırdı ve Filiberto bu şekilde ele geçirildi.

Filiberto, yerel mahkeme tarafından "Birleşik Devletler güçlerine karşı meşru müdafa içinde olduğu kararı" ile kefaletle serbest bırakıldı, ancak kaçmaması için bileğine elektronik izleme cihazı takıldı. Kısa sürede Filiberto cihazdan kurtulmanın bir yolunu buldu ve yaşamının geri kalanını kaçak olarak sürdürdü. 1992 Temmuz'unda, Ojeda Rios Federal Mahkeme tarafından gıyabında 55 yıl hapse mahkûm edildi ve Wells Fargo soygunundaki rolü nedeniyle 600 bin dolar para cezası aldı.

Filiberto Ojeda Ríos gelişmelerden sonra, 11 Eylül saldırılarına kadar, yıllarca ABD'nin en çok arananlar listesinde birinci sıradaydı.

Kaçışının ardından Porto Riko’daki bir dağ kasabası olan Hormigueros'a giden Filiberto orada bir ev inşa etti, fiziksel görünümünü değiştirdi, kendisinin simgesi olarak kabul edilen sakallarını traş etti ve gül bahçıvanı olarak Don Luis adını kullanmaya başladı. Komşuları onu yıllarca böyle tanıdılar. Ta ki 23 Eylül 2005 tarihine kadar. Uzun yıllardır Filiberto'nun peşinde olan FBI onun yerini günler öncesinden keşfetmişti. Ancak hesapları yalnızca onunla değil Porto-Riko bağımsızlık mücadelesi ile olduğundan saldırı emri 23 Eylül günü verildi. Bu tarih 1868'de, Lares köyünde bir grup Porto Rikolu devrimcinin, Grito de Lares (Lares'in Gözyaşları) adını taşıyan bir deklarasyonla İspanyol sömürge makamlarına karşı isyanın başlangıcının yıldönümüydü. İsyan hemen bastırılsa da, bu tarih Porto Rikolularca anılmakta ve bağımsızlık hareketi için bir kalkış noktası olarak seçilmekteydi. Ojeda Rios, Grito de Lares anmalarında takipçilerine gizli mekânından yaptığı açıklamalarla da ünlüydü.

23 Eylül 2005 öğleden sonra saat 3 yakınlarında FBI'ya bağlı bir özel tim, Hormigueros kasabasındaki kırsal bir çiftlik olan Filiberto Ojeda'nın evine çitleri kırarak girdi ve evine yüzlerce kez ateş etti. Bunun üzerine Filiberto ateşe on kurşunla cevap verdi. Ve harcanan fişeklerin sayısı onun 10 kez, FBI'ın ise 100 kez ateş ettiğini göstermekte. Bu kurşunlardan hiçbiri isabet etmedi. Ancak daha sonra Filiberto bir keskin nişancı tarafından vuruldu, FBI onun yaralı olduğunun farkında olmasına rağmen tam 12 saat boyunca ne eve girdi ne de kimsenin girmesine izin verdi ve Filiberto Ojeda Rios'nun kanamadan ölmesine neden oldu ki bunu - Filiberto Ojeda Rios'un hiçbir tıbbi yardım olmaksızın saatlerce kanayan tek bir yaranın neden olduğu aşırı kanamadan öldüğü gerçeğini - yetkili sorgu yargıcının doğrulamasına ve Porto-Riko Adalet Bakanlığı'nın taleplerine rağmen olayın sorumluları hakkında dava açılmadı.

FBI'ın resmi açıklaması** ise tam bir trajedidir. FBI resmen Filiberto'nun yaralı olduğunun farkında olduklarını kabullenmiş, ancak içeri girmeye cesaret edemedik gibi saçma bir açıklamayla Fİliberto'yu ölüme terkettiklerini itiraf etmiştir. Filmlerde bol bol hayat kurtaran, tehlikeleri göze alarak düşmanını sağ ele geçirmeye çalışan FBI ajanları ya bu operasyonda görevlendirilmemişlerdi ya da emir zate büyük yerdendi ve zaten öldürmeye geldikleri için içeri girip bir de risk almaya gerek yoktu.

Filiberto'nun katli Porto-Riko halkının yoğun tepkisine ve mücadelelerini daha da hızlı sürdürmelerine neden oldu.

Filiberto Ojeda Rios yaşamı ve mücadelesi ile Latin Amerika halklarının efsaneleştirdiği bir önder.
Filiberto Ojeda Rios ABD'nin yanı başında ona karşı 40 yıldan beri verilen onurlu direnişin simgesi.
Filiberto Ojeda Rios dünya halklarının özgürleşme mücadelesi tarihinde parlamaya devam eden bir yıldız.

Onurlu bir yaşam için direnişlerini sürdüren halklar seni hiç unutmayacak

* Los Macheteros kamışları kesmek için pala ("machete") kullanan şeker kamışı hasatçılarına verilen addır. İspanya'ya karşı ayaklanmalarda halk İspanyol askerlerine karşı bu palalarla savaştığı için ayaklanmacılar bu adla anılmaktadır.

** FBI'ın kendi sitesinde yayınladığı resmi açıklamanın konuyla ilgili bölümü tam olarak şöyle: FBI Filiberto Ojeda Rİos ve Macheteros'un patlayıcılarla ilgili geçmişi konusunda bilgi sahibiydi. Güvenlik nedeniyle(eve girmeden) ekstra ajanlar, polis köpekleri , ek ekipman ve o sırada ABD'de bulunan bir özel taktik tim istenmiştir.

İNSAN PAZARI

yollayan tutbenidüşmeden on Mayıs 20, 2008

gondulardan gelmişik
açlık nedir bilmişik
aman ağbey yaman ağbey
gör bizi

sabahın seherinde sıcak yataktan
kopmuşuk da gelmişik bu güvenpark'a
gelmişik de birikmişik bu güvenpark'ta
'angara angara güzel angara'
aman ağbey yaman ağbey
gör bizi

çorum'lardan suvas'lardan oluruk
çangırı'dan ezirgan'dan gelirik
gırşeher'den yozgat'tanık vallaha
anşe'lerik fatma'larık gülüzar'larık
güllü'lerik hatçe'lerik ağbeyim
açlık nedir bilirik
hele sen bir al bizi
hele sen bir olur de
biz her işi görürük

cam silerik parıl parıl
halı kilim silkerik
ağartırık gap-gacağı
aş da yaparık
çamaşır dikiş nakış
yatak da gabartırık
süpürürük tertemiz
gül-gülüstan ederik
bakma öyle kibir kibir ağbeyim
bakma öyle horgörük
hele sen bir olur de
hele sen bir al bizi
hele sen bir goku sür
sultan olur sekerik
açlığın dini olmaz ağbeyim
yoksulluğun vatanı
kör olasın gahpe devran
biz açlığı bilirik

güvenpark'ta bir anıt var
gördün mü
aha böyle yamrı yumru bir daşdan
bildin mi
yazıyo ki o anıtta ağbeyim
'övün çalış güven türk'
garga bokun yememiş
it deşmemiş çöplüğü
biz gelirik gondulardan ağbeyim
aha orda bekleşirik
beklerik ki gelsinler
bizi ordan alsınlar
yap desinler aha şunu
yap desinler aha bunu
üşenmezik erinmezik
biz her işi görürük
yeter ki gelsin epmek
yeter ki brakmasın bu can bu teni

türkük diye övünüyok ağbeyim
açlık türkü bilmiyo ki
varak diyok iş üstüne
çağır çağır gelmiyo ki
çalışsak da güvensek da ağbeyim
övünsek da olma mı
anam sayrı üç yıldır
babam işsiz ağbeyim
gardaşlarım daha güççük
daha suçsuz ağbeyim
birileri gelse de alsa ya beni
yuğsam da arıtsam ya kirlilerini

dersim'lerden suvas'lardan oluruk
gıtlıklardan gıyımlardan gelirik
erinmezik üşenmezik ağbeyim
biz açlığı bilirik
güvenpark'ta o anıta
selam saygı ederik

Hasan Hüseyin Korkmazgil